Yüzünüz zamanla yaşlı ve yorgun bir ifadeye bürünür. Zamanı geri alamasak da gençlik yıllarınızdaki gibi sıkı ve taze bir cilde sahip olmak için hala şansınız var…
Son yıllarda kişilerin güzelleşme tutkusu sınır tanımıyor. Durum böyle olunca, estetik cerrahi de her geçen gün yeni teknikler geliştirip, kadınlara ve erkeklere neşterli ya da neştersiz operasyonlarla güzellik alanında çok sayıda seçenek sunuyor. Estetik ve Cerrahi Uzmanı Prof.Dr. Erol Kışlaoğlu yüzde yaşlanma sebeplerini ve yüz gençleştirme operasyonları hakkında sorularımızı yanıtlıyor.

Yüzde yaşlanma nasıl ve neden başlar?
Yüzde yaşlanma ağırlıklı olarak yerçekimi, güneş, sigara ve bir takım yapısal faktörlerin etkisiyle cilt esnekliğinin bozulması, kırışıklıkların oluşması ve belirli bölgelerin sarkması sonucu oluşmaktadır. Bu olay, zamanla cildin bağ dokusunda bir yumuşama ve deformasyon ile süregelerek, görünümü tamamen değiştirebilmekte ve aynı zamanda psikolojik sağlığı da olumsuz yönde etkilemektedir. Yüz gençleştirme uygulamasındaki amaç, zamanla yüzde oluşan değişikleri yok ederek yüzü genç ve diri tutmaktır.
Hangi noktalarda ilk belirtiler oluşur?
Çeşitli faktörler altında kalan yüzümüz, genç yaşlardan itibaren yavaş yavaş yaşlanma sürecine girer. Bu değişiklikler en çok orta dediğimiz bölüm yani, elmacık kemiği, yanaklar ve gözaltlarında kendini göstermeye başlar.
İlerleyiş sürecinde çene altı ve kaşlarda düşme ile sarkmalar başlar. Göz kenarlarında oluşan çizgiler ve nazolabial bölge dediğimiz burun ve ağız kenarlarındaki çizgilenmeler ile devam eder.
|